Akademik Yayıncılar Birliği | Bu web sitesi Webyönet Sürüm 4.0 ile hazırlanmıştır.
  » Etkinlikler / Haberler

  » Haber Bülteni
Akademik Yayıncılar Birliği bültenine üye olabilirsiniz.

  » İlgili Linkler

devamı »   




   » HABERLER


  Yayıncılığın yeni sorunları
31.07.2008 14:52:08

2006’dan bu yana sürekli aşağı inen satış eğrisi, 2008’in yayıncılık sektörü için gitgide daha olumsuz sonuçlar yılı olacağını gösteriyor. Eylül-Ekim aylarıyla birlikte gireceğimiz yayın mevsimini bekliyoruz

Yayıncılar yurtdışındaki kitap fuarlarına ilk kez gittikleri zaman derin bir burukluk yaşar. Oralarda tanık oldukları yayıncılığın bizde yapılanın çok ötesinde oluşu, yayıncılık sektörümüzün daha başlangıç düzeyini aşamadığını gösterir. Hiç değilse bir kez gidip Frankfurt ya da Londra kitap fuarlarını yerinde gören yayıncılar, kendi ölçütlerinin değiştiğini görmüştür. Orada yapılan yayıncılıksa, bizdeki emekleme dönemidir. Bunca yol aldıktan sonra bugün hâlâ yayıncılığın bir sektör olamadığını söylüyorsak, hem bir sektörü donatacak güç ve etkinlikte olunmadığından, hem de ilkelerinin gücünün de gerisinde kalışındandır.
Yayıncılığın sorunları çözülmüş bir sektör olamamasının asıl nedeni elbette kitap satışlarının düşük oluşudur. Belki bugün bir yılda yayımlanan kitap çeşidi on yıl öncekinden dört, beş kat daha çoktur, ama bu arada kitapların baskı sayısı en az yarıya inmiştir ki, büyük yayınevleri arasında bile bazı yeni kitapları 500 adet yayımlayanlar var ve 500 adet yayımlanan kitabın yayınevine saygınlıktan başka kayda değer bir maddi katkısı olmadığı bilinir. Öte yandan, yayınevi sayısının da on yıl öncekinin birkaç katı olduğu düşünülürse, bir tek kitap, dolayısıyla bir tek yayınevi başına düşen satış toplamının azaldığı da belirtilebilir. Gene de kör topal yaşanabiliyordu, ama 2006’dan bu yana sürekli aşağı inen satış eğrisi, 2008’in yayıncılık sektörü için gitgide daha olumsuz sonuçlar yılı olacağını gösteriyor. Kasım başındaki TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı’nı ve Eylül-Ekim aylarıyla birlikte gireceğimiz yayın mevsimini bekliyoruz, ama sanırım bu yıl aldatıcı bir kıpırtıdan sonra 2009’a da kış uykusunda gireceğiz. Sonrası belirsiz...

Oysa yayımlanan her kitap en çok 1000 değil de, 2000 adet satılabilse, küçük ve orta büyüklükteki yayınevleri de sorunlarını neredeyse bütün bütüne çözme olanağını ellerine almış olur. Bu sıradan ve saf dileğin belki onlarca yıllık bir kültürel değişime zorunlu olduğu, ülkenin okuma kültürünün topyekûn değişimiyle gerçekleşebileceği bilindiğine göre, yayıncıların en çok gereksinim duydukları melekenin sabır olduğu da bellidir.

Öte yandan sabır ve yazgıya boyun eğmemek, hiç değilse küçük taşları yerinden oynatmak için herkes kendince bir şeyler yapmaya çalışıyor, ama yol yordam bilgisinin yetersizliği, yayıncılıkla ilgili niteliksel bilginin kıtlığı, dolayısıyla eskilerden yenilere aktarılanların kısıtları altta duran yayıncıların pek çoğunu dar bir çerçevenin içine sıkıştırıyor. Orada yalnızca kitabı yayımlamakla yetinenlere hayat hakkı pek kalmaz, çünkü yolun yarısını çoktan geçmiş, kurumlaşmış yayınevleriyle rekabet etme şansı kalmamıştır. Onlar gibi olmak sizin ömrünüzü kısaltırken büyüklerin ömrü her zaman uzun olur. Dolayısıyla ötekiler arasındaki varlığını fark ettiremeyen, sonunda kitabevlerinin raflarında kendilerine bir karışlık yer açamayan kaç yayıncı varlığını sona erdirdi ya da varla yok arası sürünüyor...

Yeni olumsuzluklar

Küçük yayıncı rekabet etmek yerine ötekileri yok sayarak kendine özgü, ama gerçekten özgün bir kimlik edinmeye çalışmazsa, alışkanlıklarına yenilmeyen bir merak böceği gibi yaşamıyorsa, hele bugünkü zor koşullarda, yola hiç çıkmamalı. Seçilen kitaplar; kitapları yayına hazırlarken ucuz işler yerine çok nitelikli baskılar yapmaya çalışmak; mazrufu kadar zarfına da bakmak; iç tasarımından kapak tasarımına varıncaya, her türlü ayrıntıyı iyi düşünerek kitabın görsel değerlerini öne çıkarmak; sonunda ucuza mal edip ucuza satmak yerine nitelikli olanı pahalıya mal edip daha yüksek satış fiyatını göze almak; kitabı yayımladıktan sonra en ucuz ya da parasız tanıtım olanaklarını yaratıcılıkla bulmak... yayıncılıkta nitelik derdi olanların vazgeçemeyecekleri değerlerdir. Yoksa bırakalım, bu işi önceden yarı yolu geçenler sürdürsün...

Son yıllarda bütün bunları boş laf sayanları haklı çıkaracak bir gelişmeyse, yayıncılık sektörüne düpedüz bir tehdit olarak alınmalı. Aslında yayıncılıkta ciddi olmayan, kendini bu sektörde kalıcı görmeyen; malı çok ve kârlı satabildikçe yanı başımızda duruyormuş gibi yapan; bunun için uyduruk kitapları arkadan dolaşarak bir fazla satmayı marifet gören; dün yayımladığı kitabı ertesi gün büyük zincir mağazaların ve marketlerin tezgâhlarına büyük indirimlerle yığıp elindeki stoku eritmeye çalışan; çevirileri ucuza halledip sonradan ciddi hiçbir editörlük çalışması yapmaya gerek görmeyen; bizim için zorunlu süreçleri gereksiz, dolayısıyla kolayca atlanıp geçilecek zaman kaybı gören, kaptıkaçtı yayıncı dediğim türden “yayıncılar”ın herkesin önüne geçmeye başladığı yerde, bir namus kavramı daha geldi. Bu tür sözde yayıncıların yayımladıkları dışı cilalı içi boş kitaplara önce okurun gönül indirmemesi... Bu arada pek çok kitapçının bu tür yayınları, korsan kitaplarla birlikte ucuza alıp raflarını doldurduklarını biliyoruz, ama bu tür şişirme kitaplara yüz vermeyen nitelikli dağıtıcılar, o dağıtıcıların çalışanları da var, her zaman iç içe olduğumuz, sektörün parçası gördüğümüz... Özellikle büyük şehirlerde, sayıları az da olsa, bazı kitapçıların da bu tür kitaplara öncelik vermediğini, onları yüz geri ettiğini, bazılarından bir tek sipariş bile etmediğini biliyoruz.

Nitelikli kitapçı

Sonunda yayıncılığı kendine başka bir alanda mal mülk edinmek için kestirme bir kaptıkaçtı yolu olarak görenlere ticaretin içinden bakmak zorundayız belki, ama kültürel bakımdan onlarla aramızdaki uzaklığı artırmak da başlıca sorumluluklarımızdan. Bu noktada nitelikli yayıncılarla nitelikli kitapçılar arasındaki doğal kültürel yakınlık ve ilişkinin büyük önemi var.

“Yayıncılık dünyasının krizi” üstüne yazdığım yazıda kitapçıların da sorumluluklarını yeterince yerine getirmediğini; yeni kitapları kitabevine alırken seçici davranmadığını; eski kitapçıları aradığımızı; şimdi kitapçılığın gelişmek yerine gerilediğini savunduğum için sitemlerini bildiren kitabevi sorumluları oldu. Kitap sektöründe bunların pekâlâ genelleştirilebilecek sorunlar olduğunu düşünüyorum, ama hiç kuşku yok ki bu arada değerlerini çok yakından bildiğimiz kitabevlerini ve çalışanlarını da ayırt edemememiş olabiliriz. Yaptığım bu genelleme için, İzmir İletişim Kitabevi’nin sorumlu çalışanlarından Murat Şahin’in eleştirilerini aldım. Benzer eleştirileri yapan birkaç kitabevi sorumlusu daha vardı. Haklıydılar. İletişim, Yakın ya da Pan kitabevleri bizim ulaşmakta güçlük çektiğimiz İzmir’in örnek gösterilecek kitabevleridir. Onların örnek gösterilecek bir çalışan kadrosu da bulunuyor. İstanbul’da ya da Ankara’da kitap sektörünün olmazsa olmazı kitabevleri elbette var, ama sorunun gerçekten çok yakıcı, yaşamsal oluşu bizi daha güçlü reflekslerle davranmaya zorluyor. Yoksa bu sektörün 2008 ve 2009 yılları tehlike çanları çalıyor. Bunları yazıp konuşma güçlüğü çeken yayıncılık sektörü, sorularına gelgeç değil ancak kalıcı, günü kurtaracak değil ancak çok uzun erimli çabalarla çözüm bulabileceğini sanırım biliyor.

Bu arada yayıncıların çektiği “bandrol eziyeti”ne karşı, bandrol uygulamasının gereksizliğini, yanlışlığını, olası tehlikelerini belirten düşüncelerim de daha çok hukuk kitapları yayımlayan bir yayınevinin sahibinin ciddi bir karşı çıkışına yol açtı. Yayıncımız bandrol ile ilgili düşüncelerimi topyekûn ret ediyor ve korsan yayıncılara karşı ancak bandrol yasasıyla kendi emeğini koruduğunu belirtiyordu. Bu yayıncımız kendi sınırları içinde haklıdır elbette. Ama hiçbir savunma gerekçesi, bandrol uygulamasının gerekliliğine inandıramıyor beni. Belki kültür yayıncılığı dediğimiz türden yayıncılığın dışında, sözgelimi mesleki yayıncılık alanlarında bandrolün sakıncaları hissedilmiyor olabilir. Ne ki, on yıllar boyunca kültür ve edebiyat yayıncılığı yapmış, dolayısıyla siyasal olanın hemen yanı başında durmuş yayıncılar her türlü resmi yaptırıma karşı kendilerini güvenceye almak zorundadır. Bir gün de kendimizi bandrol uygulamasına karşı korumak zorunda kalmayacağımızı umalım. Burası Türkiye. Gerektiğinden çok yasa ve yasal kısıtların olduğu, ama hukukun kolayca yok sayılabildiği ülke. Burada bandrol uygulaması ne sokaktaki korsan yayıncılar, ne de yayıncıların meslek birliği içindeki korsan yayıncılar üstünde caydırıcı oldu. Aklı başında hiçbir yerde olmayan bir uygulamayı içimize sindirmek zorunda değiliz...

Radikal Kitap Eki, 18 Temmuz 2008, Sayfa 4, Semih Gümüş
Okunma Sayısı : 608


Diğer Haberler
Fikri Mülkiyet İhlalleri Spot Filmler ( 27.04.2010 17:44:57 )
İlesam’dan Telif Hakları ve Korsanla Mücadele Atağı ( 26.04.2010 17:45:26 )
Mart Ayı Baskın Ayı ( 24.03.2010 15:19:33 )
Korsan Kitap 2.5 Milyar $! ( 24.03.2010 15:09:04 )
34 Milyon Liralık `Korsan` Yakalandı ( 15.03.2010 13:02:02 )
Korsan Yayın Operasyonu ile ilgili Basın Açıklamasına Davet: ( 11.03.2010 17:39:28 )
Ulusal Yayın Kongresi Notları ( 11.12.2009 14:29:49 )
Yayıncılığın Öncelikli Sorunları ( 09.11.2009 16:44:24 )
Organize Suç’a Çözüm Makul Fiyat Mı? ( 08.09.2009 18:17:29 )
MEB’nın Fotokopi ile İzinsiz Çoğaltımla İlgili Genelgesi ( 03.09.2009 18:51:21 )
Korsanda Kampanya ( 07.08.2009 13:45:49 )
İspanya`da Dijital Yayın Dönemine Geçiyor ( 05.08.2009 18:37:43 )
Kitapçılar Korsana ve Ekonomik Krize Karşı Erzurum Valisinden Destek İstediler ( 25.06.2009 16:36:22 )
Yayıncılıkta kriz yok! TYB Başkanı Çetin Tüzüner, sektörün zaten dibe vurduğunu söylüyor. ( 31.03.2009 16:16:34 )
En İyi Korsan Kitap Ödülü ( 24.02.2009 14:41:30 )
Korsanla Başa Çıkmak Zor ( 31.01.2009 17:19:28 )
Yayıncılık Krizde Değil!... ( 26.12.2008 12:08:43 )
Yılın Genç Yayın Girişimcisi 2009 ( 23.12.2008 10:53:24 )
Yayıncılığın yeni sorunları ( 31.07.2008 14:52:08 )
Türkiye kitap okuyor mu? ( 12.06.2008 18:02:33 )
Yayıncılık Dünyasının Krizi ( 12.06.2008 10:43:46 )
"Korsanla Mücadele" Üniversiteler Arası İletişim Fikirleri Yarışması ( 26.05.2008 12:29:59 )
3. Türkiye Yayıncılık Kurultayı ve Sonuç Bildirgesi ( 26.05.2008 11:26:12 )
Yılda 32 bin 750 kitap basılıyor ( 10.05.2008 13:52:48 )
Türkiye`de Binde Bir Kişi Kitap Okuyor ( 09.05.2008 17:52:12 )
Türkiye Yayıncılık Kurultayı ( 07.05.2008 14:42:51 )
Cem Karaca ve Fikri Mülkiyet Hakları ( 04.04.2008 09:47:10 )
Yayıncıların Çığlığına Kulak Verecek misiniz? ( 29.02.2008 14:47:53 )
Çukurova`da Çiçeği Burnunda Fuar ( 16.01.2008 10:58:18 )
Çukurova`da Çiçeği Burnunda Fuar ( 16.01.2008 10:53:26 )
Korsan fotokopi de neymiş deyip geçmeyin! ( 12.12.2007 12:38:47 )
Klasikler ve Korsanlık ( 10.12.2007 16:31:52 )
Kitap Fuarı İzlenimleri ( 10.11.2007 18:58:06 )
Yay-Bir Yönetim Kurulu Üyemiz Emrah Özpirincçinin Frankfurt`ta Yabancı Yayıncılara Verdiği Brifing ( 20.10.2007 15:26:20 )
Türkiye "İntihali / Çalmayı" Tartışıyor ( 15.10.2007 18:51:25 )
Kavgam" Bir Yıldır Türkiye`de Yok. ( 27.08.2007 17:19:59 )
Kitap Okuru Bir Toplu Muyuz? ( 03.04.2007 17:23:58 )
Korsanda Yine Sınıfı Geçemedik... ( 23.03.2007 17:12:09 )
Türkiye`deki Korsan Yazılım da "301" Kapsamında!.. ( 27.02.2007 17:40:59 )
Yazarlara Yeni Avans: 0 $! ( 13.01.2007 13:50:15 )
Eğitim Yayıncılığı ve Kaynak Kitaplar ( 20.12.2006 09:22:04 )
Sektör Üzerine: Pes Ediyorum ( 20.12.2006 09:18:07 )
Korsanla Mücadeleye Teşvik… ( 01.12.2006 11:29:57 )
Yayıncılık Sektörünün Son On Yılına Bir Bakış ve Sektör Değerlendirmeleri... ( 14.11.2006 17:57:52 )
Türkiye Korsanla Yüzleşmeli ( 14.11.2006 14:42:03 )
Ücretsiz Ders Kitabı Uygulamasının Getirdikleri, Götürecekleri ( 02.11.2006 14:02:57 )
Korsanı Yakalayana İkramiye Verilecek!.. ( 19.10.2006 17:41:29 )
2 Milyon 193 Bin Ytl ’lik Bütçe Nereye Harcanıyormuş. ( 25.09.2006 08:57:56 )
Başbakan Korsanla Mücadeleyi Unuttu Mu? ( 22.09.2006 19:00:32 )
Fotokopi Çekimlerine Açılan Davalar... ( 15.08.2006 11:51:25 )
Yayın Dünyası AB Terazisinde (25.12.2005) ( 20.06.2006 14:38:48 )
Yayın Sektörünün Muamma Dolu Profili (14.04.2006) ( 20.06.2006 11:55:28 )
Eğitim Üzerine Çeşitlemeler (1) ( 15.05.2006 16:42:11 )
II. Türkiye Yayın Kurultayı Toplandı ( 11.05.2006 15:06:09 )
Adakale Sokak 4/1 Yenişehir, Ankara, Türkiye
Tel: +90 312 430 67 50 Faks: +90 312 431 37 38
info@akademikyayincilarbirligi.org
    Ziyaretçi/Visitor
      
Bu web sitesi SR MEDYA tarafından
Webyönet Sürüm 4.0 ile hazırlanmıştır.
Her hakkı saklıdır. 2006©
Webynet, sen ynet! Bavurmak iin: 0 312  232 42 50