 |
|
Başbakan Korsanla Mücadeleyi Unuttu Mu?
22.09.2006 19:00:32
Korsan yayın her geçen yıl daha da artıyor. 2005 yılında sektörün % 40`ını çalan korsanlar bu yıl bu oranı %60`a yükselttiler. Yayıncılardan, yazarlardan ve devletten çaldıkları tutar 300 trilyonu buldu. T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü`nün www.telifhaklari.gov.tr adresinde "Korsanlıkla Mücadele" başlıklı bölümün "Korsanlıkla ilgili istatistikler" başlığı altında "Türkiye`de Yayıncılık Sektöründeki "Korsan" oranı %60 civarında tahmin edilmektedir" denilmekte. Yayıncılık, sektörünün toplam cirosunun 500 trilyon olduğu göz önüne alınırsa bu oran yaklaşık 300 milyon YTL`lik bir "korsan" pazarı olduğu gösteriyor. Gelişmeleri yakından izleyen yabancı kuruluşlar, son duruma bakarak Türkiye`yi "Türkiye, dünyanın en kötü korsan kitap piyasalarından biri olarak kalmaya devam etti" diye değerlendirdiler. Tüm dünyada araştırmalar yapan IIPA (International Intellectual Property Allience) Uluslararası Fikri Mülkiyet Hakları Birliği 2006 yılı "Special 301"i yayınladı. Raporda Türkiye, fikri mülkiyet haklarının korunmasında yeterli çaba göstermediği için "öncelikli izleme listesindeki ülkeler" arasında yer aldı. Bu şekilde sınıflanan ülkeler, kanunlarında Amerika tarafından ge¬rekli düzenlemeleri yapmadığı ve korsan yayınla gerektiği etkinlikte mücadele etmediği için çift taraflı Amerikan ticari ambargoları ile karşılaşabiliyor. Türkiye, Arjantin, Belize, Brezilya, Mısır, Hindistan, İsrail, Lübnan, Ukrayna ve Venezüella ile birlikte "öncelikli İzleme listesindeki ülkeler" arasında. Bu ülkelerin, fikri mülkiyet haklarının korunması konusunda-yeterli çaba göstermediği belirtiliyor. Bandrol uygulamasındaki gevşeklik, korsanların kolayca bandrol temin edebilmesi ve Kültür Bakanlığından çalınan bandrollerin korsan kitaplar üzerinde kullanılması gibi gelişmeler sonucunda yasal yayınla korsanı birbirinden ayırt etmek tamamen olanaksız hale geldi. Cadde ve sokaklarda satış olanağı bulamayan korsanlar, korsan yayını bandrolleme olanağından da yararlanarak kitapçıya girdi. CMUK`daki değişiklikler nedeniyle savcılıklardan baskın kararı almasının zorlaşması, savcıların arama kararı vermek için şikâyetçilerden İstedikleri (korsan satılan ürüne ait fatura, korsan kitap örneği vb) delillerin temin edilmesindeki güçlükler kapalı mekanlarda yapılan korsan yayın satışı, üretimi ve depolanması oranını artırdı. Korsan yayın yoğun olarak kitapçılarda yasal yayın la birlikte satılmaya başlandı. Fikir ve Sanat Eserleri Yasası tamamen uygulanmaz hale geldi. Örneğin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şubesinin in¬ternet sitesindeki verilere göre 2005 yılında 48.180 korsan kitap yakalandı, 2006 yılında ilk altı ayda İstanbul`da yakalanan korsan ki¬tap sayısı 21.289. (Bu rakam 2004 yılında 98.554 adetti.) Belediyeler sokakta kitap satışına göz yumarken özellikle sahil kesimlerindeki belediyeler yasaya aykırı olduğunu bilmelerine rağmen kitap satışı için cadde ve meydanlarda yer tahsis etmeye başladılar. Bunun sonucunda sokaklardan tamamen çekilmiş olan korsan kitap satıcıları tekrar ortaya çıkmaya başladılar. Şu anda Ege ve Akdeniz`in birçok il ve ilçesinde serbestçe korsan yayın satılmakta, yasaya aykırı olmasına rağmen sokakta kitap satışına izin verilmekte ve satıcılara belediyelerce yer tahsis edilmekte. Son gelişme, İstanbul Taksim meydanında yaşandı, tam İstiklal Caddesi`nin girişine bir gecede çadır kurulup kitap satışına başlandı. Çadırın oraya kurulmasına kimin izin verdiği bulunamadı, resmi girişimler boşa çıktı, ancak gazetelerde bu durum konu edilince çadır yerinden kaldırılabildi. Bu örnek de belediyelerin yasayı uygulama konusunda ne denli isteksiz olduklarının tipik bir göstergesi. EYLÜL 2006 Korsan yayındaki olumsuz gelişmeler yazarların ve sanatçıların tepkisini çekti. İbrahim Tatlıses her televizyon programında haykırdı. Konu nihayet Tatlıses`in sayesinde meclis genel kuruluna yansıtıldı. Sanatçıların tepkisi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi`ne giderek Başbakan Recep Tayip Erdoğan ve muhalefet partilerinin liderlerini ziyareti üzerine Başbakanın talimatı ile İçişleri, Milli Eğitim, Adalet, Kültür ve Maliye bakanları, korsan yayına karşı harekete geçti. İlgili bakan ve meslek birlik temsilcilerinin katılımıyla bir alt komisyon oluşturuldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Prof. Mustafa İsen başkanlığında toplanan alt komisyon, korsanla mücadelede neler yapılması gerektiğini belirledi ve hazırladığı raporu beş bakana sundu. (22.02.2006, Radikal Gazetesi Haberi). "Başbakan Erdoğan`a da sunulan raporda, korsanla etkin mücadele için alınması gereken önlemler şöyle belirlendi: Nokta denetimler: Maliye Bakanlığı`nın geçen yıl yayımladığı `Korsan yayından ceza alanların mali açıdan denetlenmesi` konulu genelgesi etkin olarak uygulanacak. Emniyetin de yardımı ile tespit edilen korsan üretim yapan işyerlerine ani baskınlar yapılacak. Bu işyerleri (vergi kaydı, fatura gibi) mali açıdan denetlenecek. "Özel operasyon alanı: Korsan eserlerin yoğun olduğu bölgeler (İstanbul Kadıköy, Ankara Olgunlar Sokak, Konya Rampalı Çarşı) Emniyet tarafından ”özel operasyon alanı” olarak ilan edilerek sürekli baskınlarla takip edilecek. "Polise eğitim: Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde iller bazında Güvenlik Şubeye bağlı `Fikri Haklar Masaları` oluşturulması da gündemde olacak. Bu masada görev yapanla¬ra korsan yayınların nasıl anlaşılacağı konusunda adeta bilirkişi eğitimi verilecek. "Yerel yönetimler: 200S`teki düzenleme ile Belediyeler Yasası`ndan çıkarılan Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) ile ilgili hükümlerin tekrar eklenmesi için düzenleme yapılacak. Bu çerçevede, belediyelere korsan ya da bandrolsüz fikir sanat eseri ürünleri satış yerlerini denetleme ve kapatma yetkisi verilecek. Bu işyerlerinin belediyeler tarafından savcılığa bildirilmeleri sağlanacak. "Sertifika sistemi: Fikir ve Sanat Eserleri Yönetmeliğinde değişiklik yapılarak, kitap ve kasette sertifika sistemi ayrıştırılacak. Kitapta dağıtıcıya ve satıcıya verilecek. Sertifika alabilmek için yapımcı meslek birliklerinden ortak bir yazı alınacak. Sertifika bakanlıktan alınacak. Bandrol sistemi: Bandrol sisteminde de ayrıştırmaya gidilmesi planlanıyor. Her sektörün kendi koşullarına göre bandrol kullan¬ması öngörülüyor. Kitapta, bandrol satışı tek bir merkezden yapılması ve bandrol satışını FSEK kapsamında kuruluş başvurusu yapılmış Yayıncılar Meslek Birliği`nin yapması hedefleniyor. "Sertifika sistemi: Fikir ve Sanat Eserleri Yönetmeliğinde değişiklik yapılarak, kitap ve kasette sertifika sistemi ayrıştırılacak. Ki¬tapta dağıtıcıya ve satıcıya verilecek. Sertifika alabilmek için yapımcı meslek birliklerinden ortak bir yazı alınacak. `Sertifika bakanlıktan alınacak. Bandrol sistemi: Bandrol sisteminde de ayrıştırmaya gidilmesi planlanıyor. Her sektörün kendi koşullarına göre bandrol kullanması öngörülüyor. Kitapta, bandrol satışı tek bir merkezden yapılması ve bandrol satışını FSEK kapsamında kuruluş başvurusu yapılmış Yayıncılar Meslek Birliği`nin yapması hedefleniyor. "Veri tabanı: Sertifika ve bandrolde yapımcı meslek birliklerince bir veri tabanı oluşturulması hedeflenecek. "Dava sürecini hızlandırmak: Korsan yayında davaların hızla sonuçlandırılması amacıyla, birden fazla korsan davası olan sanıkların davalarının birleştirilmesi için gereken düzenlemeler yapılacak. Eser sahiplerinin, şikayetçi olması, müdahil olması, yayınevleri¬nin, yapımcı firmaların hak sahibi olduklarını kanıtlaması gibi kararlarla davaların uzaması önlenmesi için gerekli tedbirler alınacak. "Bilinçlendirme kampanyası: Milli Eğitim Bakanlığı, 2006 Mart ayından itibaren okullarda `Korsanla Mücadele Kampanyası` başlatacak. Bu kapsamda okullara asılmak üzere afiş bastıracak." Sayın` başbakana sunulan rapordan sonra anlaşılan komisyon görevini tamamladı ki, bir daha komisyondan ses çıkmadı, alınan kararların uygulanması yönünde adımlar atıldığına dair herhangi bir işarete de rastlanmadı. Korsan yayınla mücadele alt komisyonunda alınan kararların hayata geçmesini bekleyen meslek birlikleri Yeni Türk Ceza Kanunu`na uyum sağlam amacıyla FSEK`de yapılacak yasa değişikliğinde "Korsana ceza indirimi geliyor" haberi ile şoke oldu. (20/04/2006 Radikal) Habere göre; Yayıncıların talepleri ve uluslararası baskılarla Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu`nda daha önce yapılan değişiklikler korsana caydırıcı cezalar getirilmişti. Bu ce¬zalar arasında 50 bin YTL`den 200 bin YTL`ye kadar para cezası da yer alıyordu. Şimdi bu para cezasının da kaldırılması tas arlanıyor. Para cezasının yerine sıfırdan 5 bin güne kadar adli para cezası getirildi. Bir yılın altındaki hapis cezaları paraya çevrilebildiği için, pek çok korsan yayıncı hiç hapis yatmayacak. Tasarıda, polisin korsancılara re`sen müdahale etmesine ilişkin hüküm de kaldırılarak, şikayete bağlı kılınıyor. Bu durumda ya¬yınevi sahibi kendi olanaklarıyla korsancıları tespit edip şikayette bulunamadığı takdirde polisin müdahalesi de sınırlı kalacak. Bu da eski yasanın çok eleştirilen uygulamalarından biriydi." Halen mecliste yasalaşmayı bekleyen taslağa göre sokakta korsan yayın satmak "kabahat" olarak değerlendiriliyor ve yeni çıkar¬tılan kabahatler kanununa göre 50 YTL para cezası ile cezalandırılması öngörülüyor. Meslek Birlikleri ve Kültür ve Turizm Bakanlığı hukukçularının yaptığı çalışmayla bu yeni taslakta getirilen ceza indirimleri ve ` korsan yayıncının lehine yorumlanabilecek FSEK`e doğrudan müdahaleler giderilmeye çalışıldı. Yasanın mevcut halinde çıkmayacağı ve meslek birlikleri ile bakanlığın önerile¬rin dikkate alınacağı umuluyor. Korsan yayın bandrollendi, bandrol kor¬sana karşı çözüm olmaktan çıktı. İstanbul Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğü binasına 13 Mart 2005 Pazar günü giren kimliği belirsiz hırsızlar, Kültür Bakanlığı`na ait 1 milyon 700 bin adet bandrolü çalmıştı. Çalıntı bandrollerin korsan basılan kitaplara yapıştırılarak sokaktan kitapevlerine girip raflarda satıldığı, Türkiye Yayıncılar Birliği`ne gelen ihbarlar üzerine yapılan operasyonlarla ortaya çıkarıldı. Ankara ve İzmir`de bir dizi kitapevine yapılan baskınlarda, İstanbul`dan çalınan bandroller yapıştırılarak raflarda satışa sunulan yüzlerce çok satan korsan baskı kitaba el ko¬nuldu. Halen kitapçı raflarında birçok korsan kitapta bu çalıntı bandroller ve yasal yollardan başka kitaplara yapıştırılmak üzere temin edilmiş bandrollerin yapıştırıldığı korsan kitaplara sıkça rastlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı "Bandrol Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte" değişiklik yaparak okul öncesi ve ilköğretime yönelik eğitim amaçlı süreli olmayan yayınlarda bandrol kullanım zorunluluğunu 16 sayfadan 96 sayfaya çıkarttı. Aynı yönetmelikte yapılan değişiklikle "7/6/1995 tarihinden önce basılmış eserlerin, sahaflık sertifikasına sahip işyerlerinde ikinci el olarak satılması halinde bandrol yapıştırılması zorunluluğu aranmaz" hükmü getirildi. Meslek birliğimizin korsan kitap satışında sahaf kisvesi altında açılan dükkanların önemli rolleri olduğu, özellikle ithal ders kitapları ve kültür kitaplarının korsanlarının bu dükkanlarda satışa sunulduğu uyarısına rağmen bu karar alındı. Böylelikle kitapçılarda 7/6/1995 tarihinden önce basılmış eserler bandrollü satılmak durumundayken sahaflar bu uygulamanın dışına çıkartıldı. Yine bakanlık geçen yıl yaptığı bir düzenlemeyle Milli Eğitim Bakanlığı tarafından satın alınıp öğrencilere bedava dağıtılan kitaplarda da bandrol kullanım zorunluluğunu kaldırmıştı. Böylelikle ülkemizde üretilen kitapların yarıya yakını bandrol uygulamasından muaf hale getirilmiş oldu. Bu tip muafiyetlerle üzerindeki bandrole bakarak bir kitabın korsan olup olmadığının ayırt edilmesi zorlaştı. Korsan yayın takibi yapan avukatların ikinci el kitaplara korsan yayın baskını yaptırması olanaksız hale geldi. Milli Eğitim Bakanlığı öğretim dönemi başında aldığı bir kararla yeni müfredatta Öğrencilerin öğretime etkin katılmasının öngörüldüğünü belirterek yararlanılan kaynakların sayısının artırılması gerektiğini belirtti ve bu kaynaklardan yararlanmada fotokopi makinelerinin etkin olarak kullanılmasını önerdi. Böylelikle binlerce ilköğretim okulunda kitapların fotokopi yoluyla çoğaltması işlemine başlandı. FSEK`e açıkça aykırı olan bu uygulama tüm uyarılarımıza rağmen yaygınlaşarak sürüyor. Edisam`ın 2006 Korsan Yayın Raporundan özetlemeye çalıştığım tüm bu gelişmelere bakarak ancak "Niyet neydi akıbet ne oldu!" diyebiliyorum. Çünkü` Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın korsan yayınla mücadelede kararlı olduğuna inanıyorduk. Ama sonuçta Korsanla Mücadele Komisyonu`nun raporunda belirtilen önerile¬rin tam tersine bir süreç yaşandığını ve Korsanla Mücadele`nin bir yana bırakılıp aksine korsanın önünün açıldığı izlenimi doğmaya başladı. Zaten rakamlar da bunu gösteriyor. Korsan yayın bu yıl müthiş bir patlama yaşadı ve yüzde kırklardan yüzde altmışlara ulaştı. "Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın korsan yayınla mücadeleyi unuttu mu?" sorusunu sormak durumundayız. Çünkü korsanla mücadelede hemen hiç olumlu işaret göremiyoruz. Umarım başbakan, kamu önünde sorduğum bu soruya bir cevap verecektir!
|
Okunma Sayısı : 1254
|
|